07 HAZIRAN 2020

Tansiyon Nedir? Yüksek ve Düşük Tansiyon Belirtileri Nelerdir?

1876

TANSİYON NEDİR?

Kalp durmadan çalışarak, vücut için gerekli olan temiz kanı, doku ve organlara gönderir; oksijen seviyesi azalan kirli kanı geri toplayarak da tüm vücudun beslenmesini sağlar. Kalp kasının sürekli olarak kasılıp gevşemesiyle gerçekleşen bu durum, dolaşım sistemi aracılığıyla gerçekleştirilir. Kalp her kasıldığında, kapakçıklar açılarak kan, atardamarlara ve buradan da çatallanarak tüm damarlara gönderilir. Bu sırada kan damarlarında basınç oluşur. Bu basınç, tıp dilinde sistolik basınç ya da farklı bir deyişle yüksek tansiyon olarak tanımlanır. Kalp kasının gevşemesiyle damarların üzerindeki basınç düzeyi azalır. Genişlemiş olan damarlar, kana basınç uygulayarak kan akımını devam ettirir. Ancak bu süre boyunca da kan damarlarında hala bir miktar basınç bulunur. Bu basınç ise küçük tansiyon ya da tıp dilindeki adıyla diyastolik basınç olarak adlandırılır. Tansiyon ölçümü sfigmomanometre olarak tanımlanan alet ile mm Hg cinsinden ölçülür. Tansiyon ölçümü sırasındaki koşullar kan basıncını önemli ölçüde etkilediğinden ölçüm, 5 dakikalık istirahat sonrasında yapılmalıdır. Yemek ve egzersiz sonrası tansiyon ölçümü normalden düşük, kahve tüketimi ya da sigara kullanımından sonra ise normalden yüksek sonuç verebilir. Bu yüzden tansiyon ölçümünden önceki yarım saat boyunca kişinin bu eylemlerden uzak kalması gerekir.

HİPERTANSİYON (YÜKSEK TANSİYON)

Tansiyonun 130/80 mm Hg değerinin üzerinde olması hipertansiyon ya da farklı bir deyişle yüksek tansiyon olarak tanımlanır. Toplumda görülme sıklığı %30 ila %45 arasında olan bu rahatsızlık, mutlaka kontrol altına alınması gereken bir durumdur. Primer ve sekonder hipertansiyon olmak üzere iki farklı türü bulunur. Toplumda yaklaşık olarak %90 oranında görülen primer hipertansiyonda tansiyonun yükselmesine neden olan odak bir hastalık bulunmaz. Sekonder hipertansiyon ise yaklaşık olarak %10 oranında görülür ve tansiyon yüksekliği altta yatan farklı bir sağlık probleminden kaynaklanır. Ailede yüksek tansiyon öyküsünün varlığı, 40 yaşın üzerinde olmak, diyabet ve sigara kullanımı, hipertansiyon riskini arttıran etkenler arasında yer alır. Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, hâlsizlik, nefes darlığı, bulanık görme, sık idrara çıkma, burun kanaması, kalp ağrısı ya da kalp ritminin düzensiz olması, hipertansiyon belirtileri arasında yer alır. Kalp, beyin, böbrek ve göz gibi organlar üzerinde olumsuz etkileri bulunan hipertansiyon, zaman içinde atardamarlarda deformasyona yol açar. Beyin kanaması, kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği, beyin damarlarında tıkanıklık ve körlük gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabilen hipertansiyonun mutlaka kontrol altına alınması gerekir. Tansiyon yüksekliği varlığında yaşam tarzında değişiklik olmazsa olmazlar arasında yer alır. Sigara kullanımının bırakılması, vücut kitle endeksine göre kilonun dengelenmesi, tuz tüketiminin günlük 6 gr. ile sınırlandırılması ve düzenli egzersiz yapılması son derece önemlidir. Taze meyve ve sebzelerden alınan potasyum da tansiyon yüksekliğine iyi gelir. Tüm bunların haricinde tuzsuz ayran, nar suyu, greyfurt, sarımsak, kekik, limon suyu gibi gıdaların alınması, tansiyonun dengelenmesi için önerilebilir.

HİPOTANSİYON (DÜŞÜK TANSİYON)

Kan basıncının anormal şekilde düşmesi ya da halk arasında yaygın olarak bilinen adıyla tansiyon düşüklüğü, hipotansiyon olarak tanımlanır. Büyük tansiyonun 90 mm Hg, küçük tansiyonun 60 mm Hg değerinin altında olmasıyla oluşur. Çoğunlukla kişide bir belirtiye neden olmayan bu durum, tedavi de gerektirmez. Ancak tansiyonun aniden düşmesi, hafif ya da şiddetli belirtilere yol açabilir. Aşırı terleme, dehidrasyon, ishal, yetersiz beslenme, alerjik reaksiyonlar, stres, gebelik, hormonal dengesizlik, bazı kalp damar hastalıkları, anemi, kan kaybı gibi nedenlerin yanı sıra bazı ilaçların kullanımına bağlı olarak da hipotansiyon oluşabilir. Hipotansiyon çoğunlukla üç farklı şekilde görülür:

  • Ortostatik Hipotansiyon: Tüm yaş gruplarında görülebilen ortostatik hipotansiyon genellikle zayıf ve sağlıksız yaşlıları etkiler. Otururken birden ayağa kalkmak gibi vücut pozisyonu değişikliğinde oluşan bu durum, kişinin başının dönmesine, gözlerinin kararmasına yol açabilir. Genellikle birkaç saniye süren bu durum bazı sağlık problemlerinin habercisi olabilir.
  • Sinirsel Aracılı Hipotansiyon: Diğer yaş gruplarına göre çocuk ve gençlerde daha sık görülen bu durum, kişinin uzun süre ayakta durmasına bağlı olarak gelişir. Baş dönmesi ve baygınlık gibi belirtilere yol açar.
  • Şoka Bağlı Hipotansiyon: Travma, yanık, zehirlenme, ani kan kaybı gibi kişinin şoka girmesine yol açan durumlarda oluşan hipotansiyon, kişinin hayatını tehdit edecek boyutta olabilir ve acil tıbbi yardım gerektirir.

Hipotansiyon, çoğunlukla belirti vermese de bazı durumlarda baş dönmesi, bulantı, kusma, hâlsizlik, nefes darlığı, aşırı terleme, depresyon, vücut ısısının düşmesi, bayılma ve nefes darlığı gibi belirtilere yol açabilir. Yetersiz beslenmeye bağlı olarak görülen folik asit ve B12 vitamin eksikliği, diyabet, kalp hastalıkları, dehidrasyon, iç kanama, aşırı kan kaybı ve bazı ilaçların kullanımı tansiyonun düşmesine neden olabilir. Tuzlu ayran, havuç suyu, zeytin, üzüm, zencefil, fesleğen ve su tüketiminin artırılması tansiyon düşüklüğüne iyi gelebilir.

TANSİYON NEDEN DÜŞER?

Tansiyonun düşmesini tek bir nedenle açıklamak mümkün değil. Çünkü kan basıncımız birçok faktörden etkilenebiliyor ve bu da bazı durumlarda tansiyon düşüklüğüne neden olabiliyor. Bu faktörler içinde en çok bilinenlerse şöyle:

  • Vücudun susuz kalması
  • Tuz eksikliği
  • Böbrek üstü bezlerinin yetersiz çalışması
  • B12 ve folat başta olmak üzere birçok vitamin ve mineralin eksikliği
  • Tiroid bezinin sağlıklı bir şekilde işlevini yerine getirememesi
  • Çok miktarda ya da ani gelişen kan kaybı
  • Şiddetli enfeksiyonlar
  • Vücudun gösterdiği bazı alerjik reaksiyonlar
  • Kalp ve damar rahatsızlıkları
  • Şeker hastalığı
  • Hamilelik
  • Uzun süren kusma
  • Uzun süren ve ağır geçirilen ishal
  • İdrar söktürücü, antidepresan etkili ilaçlar başta olmak üzere kullanılan bazı ilaçların yan etkileri

 

Tansiyon Düşüklüğüne Ne İyi Gelir;

  • Havuç Suyu: İçindeki bolca potasyum sayesinde kan basıncının dengelenmesini sağlayan yiyecekler listesinde üst sıralarda. Üstelik kendisi sadece düşük tansiyonun değil yüksek tansiyonun da çaresi olabiliyor. "Bir yiyecek nasıl iki farklı şekilde de tansiyonu etkiliyor?" derseniz hemen açıklamış olalım: Kendisi içerdiği potasyum sayesinde kanın akış hızının düzenli ve sağlıklı bir şekilde devam etmesinde itici güç oluyor. Hal böyle olunca kan basıncının aşırı düşmesi ve çıkması gibi durumlarda vücudu dengede tutmada, tansiyonun sağlıklı seviyelerde seyretmesinde önemli rol oynuyor.
  • Tuzlu Ayran: Düşük tansiyonun en temel nedenlerinden biri sayılan vücudun susuz kalması ya da vücutta oluşan tuz eksikliği sorunlarını bir hamlede kapatmanızı sağlayacak tuzlu ayran, aniden düşen tansiyonlar için hızlıca uygulayabileceğiniz yöntemlerden biri. Ancak dikkat, eğer kronik olarak düşük tansiyon hastasıysanız, yani hipotansiyonunuz varsa bu yöntemi bir çözüm olarak kullanmamalı, mutlaka doktorunuzun söyledikleri doğrultusunda hareket etmelisiniz.
  • Ispanak: Eğer vücudunuzda magnezyum yeteri kadar yoksa bu da bir süre sonra düşük tansiyon problemleri yaşamanıza neden olabilir. Bu nedenle magnezyum bakımından zengin yiyeceklerden ıspanağı günlük beslenmenize ekleyebilirsiniz.
  • Badem Sütü : Badem de yine potasyum ve magnezyum bakımından oldukça zengin yiyeceklerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Onun bu özelliğinden daha fazla ve daha hızlı bir şekilde faydalanmak içinse sütünü hazırlamak yetiyor. Dilerseniz her gün yulafın içine ekleyerek veya bir bardak badem sütü içerek güne başlayabilirsiniz.
  • Zencefil : En güçlü antioksidanlardan olan, özellikle grip, nezle gibi kış hastalıklarına karşı bu özelliğinden bol bol faydalandığımız zencefil, tansiyon sorunları söz konusu olduğunda da bizimle.
  • Balık : Haftada en az 1-2 kez yememizi önerdiği gibi vücudumuz için olmazsa olmaz minerallerin kaynaklarından. Özellikle uskumru, içindeki bolca magnezyum ile tansiyonun dengelenmesini sağlamada en etkili balık çeşitlerinden biridir.
  • Zeytin : Tuzlu zeytinler vücuttaki tuz eksikliğini hızlıca karşılayabilecek yiyeceklerden olduğundan aniden yaşanan tansiyon düşüklüğüne çözüm olabiliyor. Eğer tansiyonunuz düşer, gözünüz kararmaya, başınız dönmeye başlarsa hemen ağzınıza birkaç adet zeytin atarak bu soruna kısa süreli bir çözüm sağlayabilirsiniz.

Saygı ve sevgiler,

Team Shredded Brothers

PAYLAŞ
taksitli alışveriş görsel
ödeme seçenekleri görsel