BacXPlosion BAŞLADI -%20 İNDİRİM KUPON KODU: BAC20

  • 0 GÜN
  • 0 SAAT
  • 0 DAKİKA
  • 0 SANİYE
22 AĞUSTOS 2019

Şeker ile nasıl mücadele etmeliyiz?

1634

Şeker nedir ?

Hep birlikte şekere bir göz atalım;

Vücudumuzun temel şekeri glikoz, yani kandaki şeker. Fruktoz ise vücudun enerji ihtiyacını karşılamak için kullandığı basit şekerdir. Mesela sebzelerde, meyvelerde doğal olarak bulunur. Glikoz ve fruktoz yan yana geldiğinde “sakkaroz” meydana gelir. Yani şeker pancarı ya da şeker kamışındaki şeker budur, bu çaya da konan şekerdir. Şeker kamışı ya da şeker pancarından elde edilen şeker ilaveleri eşit oranda glikoz ve fuktoz içerir. Protein, yağ, vitamin ve mineral gibi hiçbir yararlı besin öğesini bulundurmuyor.  Posa içeriği de olmayan boş kalori aslında. Bu nedenle rafine edilmiş beyaz şekere vücudun hiç ihtiyacı yok. Rafine şeker ve çoğu gıdanın içinde bulunan yüksek oranda fruktoz içeren mısır şurupları vücudumuzda karaciğer tarafından metabolize ediliyor.  Bu da karaciğerin daha fazla çalışması anlamına geliyor. Bunun aksine günlük olarak tükettiğimiz ve kaliteli karbonhidrat kaynağı olarak adlandırdığımız tahıllar ile baklagillerden aldığımız şeker ise sadece glukoza dönüşerek vücudun her hücresinde kullanılıyor. Dolayısıyla kaliteli karbonhidrat kaynaklarını, yani tahılları, baklagilleri, rafine şeker veya fruktoz şurupları gibi hem boş enerji kaynağı değil, hem de vücuda zarar vermeden şeker ihtiyacımızı karşılayabiliriz. Şimdi ise şekerin zararları nelerdir ve vücudumuzda nelere yol açmaktadır hep beraber inceleyelim.

Şekerin zararları ?

➤  Vücutta su tutulmasını arttırır.

➤  Bel ve göbek yağlarını arttırır.
➤  Yüksek yoğunluklu lipoprotein olan HDL’yi düşürür ve dejeneratif hastalıkların başlangıcı olan kan trigliseritlerini yükseltir.
➤  Kilo alma, şişmanlık ve obeziteye neden olur.
➤  Sindirilememiş kompleks karbonhidratlar nedeni ile oral glukoz tolerans testinde glukoz seviyesinin yüksek çıkmasına neden olur.
➤  Açlık şekerini yükseltir.
➤  Hipoglisemiye (kan şekeri düşmesi) neden olur.
➤  Diyabete (şeker hastalığına) neden olur.
➤  Obez hastalarda yüksek kan basıncına neden olur.
➤  Kalp, damar ve felç hastalıklarına neden olur.
➤  Sistolik kan basıncını arttırır.
➤  Kanın pıhtılaşmasını artırır ve damarların tıkanmasına neden olur.
➤  Aterosikleroz denilen damar sertliğine neden olur.
➤  Astıma neden olur.
➤  Akciğerlerde amfizeme neden olur.
➤  Karaciğer büyümesi ve yağlanmasının nedenidir.
➤  Safra taşına neden olur.
➤  Böbreği büyütür ve patolojik değişikliklerine neden olur.
➤  Böbrek taşlarına sebep olur.
➤  Böbrek üstü bezlerin fonksiyonlarını yavaşlatır.
➤  İdrar elektrolit dengesini bozar.
➤  Sindirim siteminin asiditesini artırır.
➤  Hazımsızlığa neden olur.
➤  Gastrik ve duodenal ülseri bulunan hastalarda tekrarlama sıklığında neden olur.
➤  Fosfataz adlı enzimi bağlar ve yok eder. Böylece sindirim işlemi zorlaşır.
➤  Besinlerin gastrointestinal sistemde ilerlemesini yavaşlatır, bağırsak
hareketlerinin 1 numaralı düşmanıdır. Kabızlık yapar.
➤  Kronik bağırsak hastalıklarından ‘crohn hastalığı’ ve ‘ülseratif kolit’ riskini artırır.
➤  Bağırsaklarda pamukçuk hastalığının nedeni olan ‘candida albicans’ın (mantar) kontrol edilemeyen üremesine neden olur.
➤  Dışkıdaki safranın ve kalın bağırsakta bulunan bakteriyel enzimlerin konsantrasyonunu artırır.
➤  Apandisit gibi tehlikeli bağırsak iltihaplanmasına neden olur.
➤  Hemoroit dediğimiz, basur hastalığına neden olur.
➤  Bacaklardaki varislere neden olur.
➤  Eklem ve tendonları hassaslaştırır.
➤  Kronik artrit hastalıklarına (eklem hastalıkları) neden olur.
➤  Gut hastalığına yakalanma riskini arttırır.
➤  Kemik erimesini (osteoporoz) başlatır.
➤  Mültipl skleroz hastalığına neden olur. Epileptik nöbetlere neden olur
➤  Alzheimer hastalığına neden olur.
➤  Parkinson hastalığı olan kişilerde şeker tüketiminin fazla olduğu görülmüştür.
➤  Her türlü kanser hücresini besler. Safra yolu kanserine yol açabilir.
➤  Mide kanseri riskini arttırır.
➤  Pankreasın yağlanmasına ve kanserine neden olur.
➤  Meme, yumurtalık, prostat ve kalın bağırsak kanserine neden olur.
➤  Şeker, şekerli tatlılar, meyve şekeri (fruktoz), şurup ve pekmezlerin tüketilmesi akciğer kanseri için de ciddi risk faktörü oluşturur.

Canlı organizmalardaki birçok sistemin fizyolojik çalışmasında bozulmaya neden olur.
➤  Vücudun mineral dengesini bozar.
➤  Krom ve bakır eksikliğine neden olur.
➤  Kalsiyum ve magnezyum emilimini bozar.
➤  Kanda E vitamininin miktarını azaltır.
➤  Kanda büyüme hormonu düzeyini azaltır.
➤  Protein emilimini engeller.
➤  Protein yapısına zarar verir.
➤  Proteinlerin vücuttaki rolünde kalıcı değişikliklere yol açar.
➤  Dokuların esnekliğini ve işlevini bozar.
➤  Enzimlerin fonksiyonlarını bozar.
➤  DNA yapısında zarara yol açar.
➤  Alkol gibi zehirleyicidir.
➤  Bağımlılık yapıcı bir maddedir.
➤  Vücut bağışıklık sistemini yıkar ve zayıflatır.
➤  Vücutta serbest oksijen radikallerin artmasına ve oksidatif strese neden olur.  Serbest oksijen radikalleri, bütün dejeneratif hastalıkların, kanser ve yaşlanmanın temel nedenidir.
➤  Viral ve bakteriyel her türlü enfeksiyon hastalığına karşı korunmayı zayıflatır.
➤  Yaraların ve hastalıkların iyileşmesini geciktirir.
➤  Beyinde delta, alfa ve tetra dalgalarını bozar.
➤  Depresyona neden olur.
➤  Baş ağrısı ve migrene neden olur.
➤  Dikkatsizliğe neden olur.
➤  Şeker ve tatlı alımı azaltıldığında duygusal kararlılık artar.
➤  Görmeyi bozar ve körlük yapar.
➤  Miyop hastalığına (uzağı görememe) neden olur.
➤  Gözlerde katarakta neden olur.
➤  Tükürük asiditesini artırarak diş çürümelerine neden olur.
➤  Diş ve diş eti hastalıklarına neden olur.
➤  Besin alerjisine neden olur.
➤  Derimizdeki kollajen yapısını bozar ve ciltte kırışıklıklara neden olur.
➤  Erken yaşlanmaya sebep olur.
➤  Gebelikte kan zehirlenmesine neden olur.
➤  Yeni doğanda dehidratasyona yani bedenin fazla miktarda sıvı kaybetmesine neden olur.
➤  Çocuklarda hiperaktivite, anksiyete, konsantrasyon bozukluğu ve zayıflığına neden olur.
➤  Çocuklarda adrenalin seviyesinin ani artışlarına sebep olur.
➤  Çocuklarda egzamaya neden olur.
➤  Çocuklarda uyuşukluğa ve aktivite azalmasına neden olur.
➤  Okul çağındaki çocuklarda başarısızlık nedenidir.
➤  Çocuk felci riskini arttırır.

➤ Kadınlarda premenstürel sendromu (adet dönemi öncesi yaşanan sıkıntılar) daha kötü hale getirir.
➤  Erkeklerde estrodiol (doğal oluşan östrojenin en kuvvetli formu) seviyesini arttırır.
➤  Vücutta hormonal dengesizliğe neden olur. Bazı hormonlar az çalışırken, bazı hormonlar aşırı çalışır.
➤  İnsülin ve leptin direncini başlatır ve giderek artırır.
➤  Şeker ve tatlı tüketiminin ardından kan şekeri, kompleks karbonhidrat olan nişastadan, 5 kat daha fazla yağa dönüşür.


 

Peki ya niçin devamlı şeker isteriz ?       

Şekere bağımlı olmak aslında psikolojik değil, biyolojik sebeplerden kaynaklanır. Zira hormon ve hücreler arası iletişimi sağlayan kimyasallar, şeker alışkanlığını kışkırtır. Dahası şekerli bir yiyecek ya da içecek sadece kan şekerini ve insülini yükseltip kişinin daha fazla şeker istemesine sebep olmakla kalmaz, aynı zamanda beyinde de değişiklilere yol açmaktadır. 

Şeker vücudumuza ne yapar ?

Ağzınıza tatlı bir şey atınca dildeki tat alma duyuları beyni uyarır ve ödül mekanizması çalışır. Dopamin salgılanır. Bu esnada şeker mideye, ince bağırsağa, sonra karaciğere doğru yola çıkar. Metabolizma bu besini denetlemeye çalışır. Enzimler, şekeri glikoz ve fruktoz olmak üzere iki moleküle ayrıştırıp parçalar. Nişasta bazlı şeker ise sindirimin ilk aşamasında doğrudan kana karıştığı için metabolizmanın ayarlarını bozar. 

Şeker ile nasıl mücadele etmeliyiz ?

Beyin, şekere tıpkı alkol ve sigara gibi tepki verir. Şekeri hayatınızdan çıkardığınız ilk günlerde baş ağrısı, gerginlik ve çok fazla tatlı isteği oluşuyorsa bu, şekere bağımlılığınıza işarettir. Bu bağımlılıkla mücadele için en etkili yol ise şekeri aniden hayatınızdan çıkarmak olacaktır.

Saygı ve sevgiler,

Team Shredded Brothers

PAYLAŞ
taksitli alışveriş görsel
ödeme seçenekleri görsel